Göz Kapağı Tümörleri / Kanserleri
Her ne kadar toplum tarafından çok fazla bilinmese de göz kapağında tümörler ve birtakım lezyonlar oldukça yaygındır. İyi tarafından bakılacak olursa bu tümör ve lezyonların birçoğu göz kapaklarındaki ter ve yağ bezlerinden, kirpik köklerinden ve cilt yapılarından kaynaklanan iyi huylu oluşumlardır. Yine de bazı kapak lezyonları kötü huylu olabilir (göz kapağı kanseri) ve bu oluşumlara karşı dikkatli olmak gerekir. Göz kapaklarında görülen kötü huylu kanser-lezyonların en sık karşılaşılan tipi bir cilt kanseri türü olan “bazal hücreli karsinom” dur.

Göz Kapağı Kanserlerinin En Sıkları Nelerdir?

Göz kapağı kanseri aslında bir çeşit epitelyal tümör (cilt kanseri) olarak düşünülebilir. Güneşten kaynaklanan zararlı UV ışığının cilt üzerindeki kanserojen etkisi uzun yıllardır bilinmektedir. Yüzümüz de aslında güneşe en sık maruz kalan bölgemizdir. Yüzde hassas yapısı dolayısıyla göz kapakları bu tür lezyonların oluşumuna karşı en savunmasız bölgelerdendir. Literatüre bakıldığında tüm göz kapağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ ı bazal hücreli karsinom olarak karşımıza çıkmaktadır.

  • Basal Hücreli Karsinom

Cildimizin tabakaları arasında bulunan bazal hücreler bilinen cilt kanserlerinin neredeyse yüzde 80’nin sebebidir. Gözkapaklarında genellikle alt kapaklarda yüzeyden kabarık lezyonlar olarak başlarlar. Bunlar genellikle kötü sınırlı, dokunulduğunda kanayabilen, zamanla ülsere olan, iyileşmeyen yaralar gibidir. Gözkapaklarında bazal hücreli karsinomlar genellikle yavaş büyüme seyri gösterir ancak zaman içerisinde büyüyüp derinleşerek gözkapaklarını, gözün komşu yapılarını ve hatta gözün kendisini zedeleyebilirler. 

  • Skuamöz Hücreli Karsinom

​​​​​​​Bu tip kanserler epidermisin üst tabakasında yer alan sküamoz hücrelerden kaynaklanır. Bazal hücreli karsinom ile kıyaslandığında daha nadir görülür, ancak agresif seyreder ve süratle etrafındaki dokulara yayılabilir. “Aktinik keratoz” adı verilen prekanseröz bir formda başlar. Bu halinde yüzeyde iyileşmeyen pullu kırmızı bir leke gibi izlenir.

  • Sebase Karsinom 

Gözkapağında en çok görülen 3.tür olan sebase karsinom genellikle orta yaş ve üstü yetişkinlerde görülür. Gözyaşı salgısının en dış yağlı tabakasını salgılayan Meibomian bezlerinden kaynaklanır. Nispeten agresif bir tür olan bu kanser daha çok üst kapaklarda görülür.

  • Melanoma

Gözkapaklarında daha az karşılaşılan oldukça agresif bir türdür. Kahverengi veya soluk renkli bir kitle olarak başlayıp tedavi edilmezse kan dolaşımı ile vücudun diğer bölgelerine yayılım gösterir.

Göz Kapağı Kanserlerinde Tedavi

Göz kapaklarındaki tümör, lezyon ve kanserlerin tedavisi genel olarak cerrahidir. Bu tür lezyonlarla karşılaşıldığında ihmal edilmemeli konunun uzmanı bir oküloplastik cerraha mutlaka muayene olunmalıdır. Takip ve değerlendirme de bir seçenek olarak görülse de biyopsi ve/veya cerrahi seçeneği her zaman akılda tutulmalıdır. Uygulanacak yöntem tümör veya kanserin lokalizasyonuna, büyüklüğüne, tipine göre değişkenlik gösterir. Oldukça küçük göz kapağı veya gözün çevre yapılarına zarar vermeyecek lokalizasyonda muhtemel iyi huylu bir tümör lokal anestezi ile ufak bir müdahale ile cerrahi olarak alınabilirken, göz etrafı önemli dokularla komşu, nispeten büyük, agresif bir kanser türü için daha kapsamlı bir yaklaşım gerekir. Bu tür büyük ve agresif göz kapağı kanserlerinde temel amaç kanserli dokunun erken dönemde tespit edilebilmesi ve gerekli cerrahi müdahale ile tamamen alınabilmesidir. Cerrahi iki aşamalı planlanabileceği gibi; kanserli dokunun alınması ve patoloji sonucuna göre ikinci bir aşamada tamiri, aynı seansta hem göz kapağı kanserinin alınması hem rekonstrüksiyon (tamirat) yapılabilir. Göz kapağı kanserli dokunun alınıp aynı seansta rekonstrüksiyon (tamirat) planlanan olgularda “frozen” ya da “mohs” metotları kullanılabilir. Kullanılacak metot ne olursa olsun tamirat sonrasında kanserli dokunun tamamen alınmış olması ve estetik ve fonksiyonel açıdan kabul edilebilir bir rekonstrüksiyon önemlidir. Bu nedenlerden ötürü göz kapağı tümörlerinde uzmanlaşmış oküloplastik cerrahi ilkelere hakim bir cerrahın değerlendirmesi daha başarılı sonuç verecektir. 

Göz Kapağı Kanserleri Tekrar Eder mi?

İyi huylu ya da kötü huylu olsun göz kapağı tümör veya kanserleri cerrahi ile yeterli derecede çıkarılmamışsa tekrar edebilirler. Bu yüzden uygun sınırlarda cerrahi uygulamak, frozen veya mohs yöntemlerini kullanmak ve mutlaka patoloji sonucunu takip etmek önemlidir. Patolojik olarak alınan dokunun cerrahi sınırlarında mikro olarak tümör/kanser izlenmemesi tedavi olunmuş olarak kabul edilebilir. Tekrar eden tümör veya kanserlerde yeniden daha agresif bir girişim gerekebilir. Bu nedenlerden dolayı erken tanı ve tedavi tüm tümör/kanserlerde olduğu gibi göz kapağı tümör/kanserlerinde de oldukça önemlidir.

Operasyon sonrası iyileşme de kanserin türüne ve uygulanacak cerrahiye göre değişir. İyi huylu küçük lezyonlarda nispeten daha basit bir eksizyon sonrası 5-7 gün içinde eğer kullanılmışsa dikişlerin alınması ile daha hızlı iyileşme olurken, kötü huylu agresif, büyük miktarda göz kapağı dokusunun çıkarıldığı ve daha ciddi rekonstrüksiyon uygulanan durumlarda daha uzun iyileşme süreleri gerekebilir.

Göz kapağı kanserleri hakkında ayrıntılı bilgi ve Op. Dr. İskender Alkın Solmaz ile online canlı video konsültasyon için dilerseniz linkteki form aracılığıyla bize ulaşabilirsiniz: https://forms.gle/UsDL2XaLGwtMPnLu6


Diğer Uygulamalar