Her yıl ülkemizde ve dünyada binlerce insan göz kapağı estetiği olmaktadır. Yapılan son çalışmalara bakıldığında göz kapağı estetiği (blefaroplasti), burun estetiği (rinoplasti) ve meme estetiği (mamoplasti) ile birlikte  dünyada en çok uygulanan 3 estetik operasyondan bir tanesi haline gelmiştir. Aslında neden böyle olduğunu tahmin etmek zor değil. Gözler yüzümüzdeki en belirgin odak noktasıdır, yeni tanıştığımız birinden en yakınlarımıza bizler gözlerimizle iletişim kurarız, gözlerimizle sever, gözlerimizle üzülürüz. Dolayısıyla aslında gözlerin çerçevesi gibi olan gözkapakları ve çevre dokular son derece ön plandadır ayrıca yaşlanmanın etkilerinin ilk görüldüğü yerlerden birisidir. Kapak estetiği düşünen insanlarda sebep kimi zaman güzellik beklentisi kimi zaman da çökmüş gevşemiş ağırlaşmış göz kapaklarından kurtulma ihtiyacıdır.

Şiş ve düşmüş göz kapakları, üst kapaklarda ağırlık yapan ve özellikle dış kısımlardan sarkarak görme alanını da kapatan fazla cilt dokusu, göz altı torbaları, göz altı çöküklükleri ve morluklar insanlarda görünüm veya estetikten daha fazla probleme neden olmaktadır. Tüm bunlar daha yaşlı ve yorgun görünmemize neden olduğu gibi görmeyi etkiledikleri, görme alanını bloke ettikleri durumlar da sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Göz kapağı estetiği (blefaroplasti) ile tüm bu sorunlardan kurtulmak mümkündür. Göz kapağı operasyonları sadece üst kapaklara, sadece alt kapaklara ya da hem üst hem alt kapaklara yönelik olarak aynı veya ayrı seanslarla planlanabilir.

Temel olarak blefaroplasti ameliyatında yapılan iş, göz kapakları üzerinde birikerek sarkan fazla cildin alınması, içerdeki yağ paketlerinin ve göz kapaklarını çepeçevre saran kas dokusunun düzenlenmesidir. Aynı seansta eğer mevcut bir kapak düşüklüğü (ptosis) varsa düzeltilebilir, geçirilmiş bir travma öyküsüne veya daha önceden olunmuş ameliyatlara bağlı kapak deformiteleri varsa tamir edilebilir.

Kimler Gözkapağı Estetiği (Blefaroplasti) Olabilir

Aslında 18 yaşının üstünde, fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı her birey gözkapağı estetiği olabilir. Gözkapaklarının yapısının bozulmasında, şişlikler ve sarkmalar oluşmasında genetik faktörler, zaman ve yerçekimi önemlidir. Kimi insanlarda uzun yıllar sağlıklı ve genç bir göz çevresi korunabilirken, kimilerinde ailesel genetik faktörlere de bağlı olarak çok daha erken yaşlarda kapaklarda sarkmalar, gözaltında torbalanmalar görülebilmektedir. Bununlar birlikte kapak ameliyatı planlanacak tüm hastalarda mutlaka ayrıntılı bir göz muayenesi de yapılmalı, göz çevresi dikkatlice değerlendirilmedir. Okuloplastik cerrahi alanında uzmanlaşmış bir hekimin ayrıntılı muayeneleri yapması en doğru yaklaşım olacaktır. Muayene esnasında gözlerde herhangi başka bir rahatsızlık varsa örneğin kuru göz veya glokom (göz tansiyonu) gibi bunların mutlaka tespiti ve operasyona engel bir durum oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir. İlaveten sistemik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, kaza veya travma öyküsü, kısacası tüm tıbbi geçmiş ayrıntılı bir şekilde gözden geçirilmelidir.

Göz Kapağı Estetiğinin (Blefaroplasti) Sonuçları

Blefaroplasti gözler etrafında ve dolayısıyla yüzünüzde, görünüşünüzde oldukça memnun olacağınız değişikliler yapabilir. Sarkmış ve şiş üst gözkapaklarından kurtulmak yılların izlerini sildiği gibi gözlerden ağırlık ve yorgunluk hissini de alabilir. Alt kapak torbalarından kurtulmak yorgun, yıpranmış görüntüyü ortadan kaldırabilir. Hatta daha sıkı ve sağlıklı kapakların gözyaşı salgısının göz yüzeyinde dağılımını ve hatta tahliyesini iyileştirdiğini yapılan çalışmalardan söyleyebiliyoruz. Fakat blefaroplasti ile gözaltı morluklarından tamamiyle kurtulunabileceğini söyleyemeyiz. Kaz ayakları ya da kaş yapısındaki bozukluklar ya da sarkmalar da üst veya alt kapak operasyonları ile düzelme bekleyebileceğimiz durumlar değildir. Beklentileri gerçekçi belirlemek ve kapak ameliyatını birlikte planladığınız okuloplastik cerrahınızla karşılıklı olarak en ince ayrıntıların dahi üzerinden geçmek ameliyat sonrası tatmin için en önemli unsurlardan bir tanesidir.

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) Nasıl Yapılır?

Blefaroplasti ameliyatı genellikle sedasyon da uygulanan lokal anestezi altında yapılır. Hastanın genel anestezi altında tam olarak uyumuyor olması hem hasta açısından daha konforlu ve güvenli hem de doktor açısından hastanın kooperasyonuna ihtiyaç olduğu anlar için daha uygundur. Gözkapakları hareketli dokular olduklarından burun veya memenin aksine cerrah operasyon esnasında hastadan gözlerini açıp kapatmasını, aşağı yukarı bakmasını isteyebilir ve gerekli simetri ayarlarını kontrol edebilir.

Operasyonlar süre olarak uygulanacak yönteme göre değişse de 1-2 saat içerisinde sonlandırılır. Üst kapaklar ve alt kapaklar aynı seansta veya ayrı ayrı düzeltilebilir. Kapak estetiği sırasında mevcut bir kapak düşüklüğü (ptosis) veya herhangi bir kapak deformitesi varsa bunlar da aynı seansta düzeltilmelidir. Alt kapak operasyonları zaman zaman yüz ortası germe işlemi ile birleştirilebilir. Operasyon esnasındaki kesiler üst kapaklar için kapak üstünde cildin katlanmasıyla oluşan doğal çizgiler kullanılarak altta ise yine kirpik dibindeki ince doğal hatlar kullanılarak veya uygun hastalarda alt kapak iç yüzeyinden uygulanır ve çok ince estetik dikişlerle kapatılır, böylelikle sonrasında belirgin bir kesi izi genellikle kalmaz. Çok düşük bir ihtimal aşırı yara yeri reaksiyonu (keloid) oluşturan bünyelerde kesi izleri kalabilse de bunlara sonrasında laser vb ile müdahale etmek mümkündür. Hastalar operasyon sonrası aynı gün hastanede yatmalarına gerek olmadan taburcu edilir ve gözler bandajla kapatılmaz. Operasyon veya sonrasında ağrı ya hiç olmaz ya da minimaldir, oral ağrı kesicilerle rahatlatılabilir düzeyde, bu da operasyonda hasta konforunu arttıran en önemli unsurlardan birisidir. Yine de travmaya bağlı gözkapaklarında şişlik, morluk, kesi yerlerinde minimal kaşıntılar olabilir. Operasyon sonrası ilk birkaç gün yoğun buz uygulama ve topikal damla ve merhemlerle tedavi yeterlidir. Dikişler eğer kullanılmışsa yaklaşık bir hafta 10 gün içerisinde alınabilir.

Operasyon sonrası hastalar süratle normal hayatlarına dönerler. Post-op dönemde gözler kapatılmadığı için ilk günden okumak yazmak, televizyon seyretmek ve bilgisayar kullanmak serbesttir. Hastalar genelde ameliyat sonrası 2-3. Günlerde dışarı çıkabilir sosyal hayatlarına devam edebilirler. Ancak ağır aktivitelere, ağır sporlara yaklaşık 2-3 hafta ara vermek gerekir. Makyaj dikişler alındıktan 1-2 hafta sonra yapılabilir, kontakt lens yine dikişler alındıktan 1 hafta 10 gün sonra kullanılabilir. İşe dönme yapılan iş ve sosyal yapıyla bağlantılıdır. Genelde 2-3.gün itibari ile ofis çalışanları işlerine dönebilir ancak göz etraflarında morluk ve şişlikler olabileceği göze alınmalıdır. Ağır fiziksel aktivite gerektiren mesleklerde dikişler alınana kadar en azından bir hafta 10 gün istirahat daha uygun olacaktır. İyileşmeyi takip eden dönemlerde uzun yıllar gözkapakları yeni yapılarını ve sağlıklarını koruyacaktır bu da operasyonların avantajlı kısımlarından birisidir.

Ameliyat Sonrası Riskler Nelerdir?

Gözkapağı ameliyatları ve sonrasındaki riskleri anlayabilmek ve bunlara engel olabilmek için göz ve çevresinin anatomisine hakim olmak oldukça önemlidir. Gözkapakları hareketli dokulardır, oldukça ince ve narin yapıdadırlar ve gözle çok yakın ilişki içerisindedirler. Aynı zamanda gözler için önemli yapıları barındırırlar (gözyaşı bezleri, kirpikleri, gözleri açıp kapatan kaslar vs). Anatomik olarak da gözlerin içerisinde durduğu boşlukta (orbita), birçok yapıyla içiçe oldukça karmaşık bir anatomik ilişki içerisindedirler. Bu nedenlerden dolayı kapak operasyonları planlanırken, ister estetik ister sağlıkla ilgili nedenlerden olsun bölgenin anatomik yapısı ve fonksiyonlarına hakim okuloplastik cerrahinin inceliklerine hakim bir hekim ile çalışılması operasyon sonrası riskleri minimalize etmek için en güvenli yöntemdir. Her ne operasyon planlanıyor olursa olsun gözlerin yani görmenin korunması en önemli konudur. Ayrıca göz kapaklarının şeklinin, fonksiyonun korunması, yapılacak işlem sonrası bu yapılarda anatomik veya fonksiyonel hasarlar bırakılmaması gereklidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi hastanın ve doktorun gerçekçi beklentilerle yola çıkması, karşılıklı olarak soru işaretlerinin giderilmesi, uygulanacak yöntem veya yöntemlerle ilgili tamamen aydınlanmış ve hem fikir olunması cerrahi başarıyı ve sonrasını etkileyen başlıca etkenlerdendir. Op.Dr. İskender Alkın Solmaz bu alanda binlerce vaka deneyimiyle kapak operasyonları sonrası tatsız günler geçirmenizi önleyecek sayılı okuloplastik cerrahlardan birisidir.

İkinci Kez (düzeltme) Göz Kapağı Estetiği Yapılır Mı?

Daha öncesinde göz kapağı estetiği olmuş hastalarda zaman zaman tekrar müdahale gerekmektedir. Burada gereğinden fazla alınan cilt dokusu, yeteri kadar alınmayan doku, yağ paketlerinin yerleşiminin olması gerektiği gibi ayarlanmaması, kas dokunun şekillendirilmesinin tam olmaması ve hatta dışarı doğru fıtıklaşmış gözyaşı bezlerinin yerlerine alınamaması gibi nedenler söz konusu olabilir. Tabii bunlar içerisinde yapısı bozulmuş ve deforme olmuş kapaklar, göz kapaklarının açılıp kapanmasında problemler, açık kalmış veya sarkmış kapaklar, şiddetli kuru gözle sonuçlanan durumlar ve hatta görme problemleri hastalar açısından en üzücü ve hayat kalitesini düşürücü olanlardır.

Her ne sebeple olursa olsun kapaklara yeniden müdahale edilebilir ve daha önceki operasyonlara bağlı komplikasyonlar büyük oranda düzeltilebilir.


Diğer Cerrahi Uygulamalar